Kaan
New member
Dokuz Oğuzlar ve Oğuzlar Aynı mı? Tarihin “Aynı İsim, Farklı Grup” Bulmacası
Tarih araştırırken bazen insanın karşısına öyle bir isim çıkar ki “Tamam, bunu anladım” dersiniz; sonra aynı kelimenin önüne bir sayı gelir ve bütün plan bozulur. Oğuz… Dokuz Oğuz… On Uygur… Sekiz Oğuz… Derken insanın zihninde tarih değil, eski Türk dünyasının toplu WhatsApp grubu açılmış gibi bir görüntü oluşuyor.
Üstelik mesele sadece isim benzerliği de değil. “Dokuz Oğuzlar Oğuzlar’ın kendisi mi?”, “Bugünkü Oğuzlarla bağlantıları var mı?”, “Dokuz sayısı gerçekten dokuz boy anlamına mı geliyor?” gibi soruların hepsi birbirine dolanabiliyor.
Kısa cevabı en başta vereyim: Dokuz Oğuzlar ile daha sonraki dönemlerde özellikle Seyhun çevresinde görülen Oğuzlar, tarih kaynaklarında aynı topluluk olarak kabul edilmemektedir. Fakat “Dokuz Oğuz” adı, erken dönemdeki Oğuz topluluğunun dokuz boydan oluştuğunu ifade eden bir adlandırma olarak da karşımıza çıkar. Yani mesele, “aynı mı değil mi?” sorusuna tek kelimelik cevap vermekten biraz daha karmaşık.
Tam da burada tarih devreye giriyor.
Önce Oğuz Kelimesini Masaya Koyalım
Oğuz adı, Türk tarihinin en eski yazılı kaynakları arasında yer alan Göktürk/Orhun yazıtlarında görülüyor. TDV İslâm Ansiklopedisi'nde yer alan bilgilere göre Oğuzlar, Göktürk kitabelerinde dokuz boydan oluşan bir topluluk olarak anılıyor ve bu nedenle “Tokuz Oğuz”, yani “Dokuz Oğuz” adı da kullanılıyor. TDV İslâm Ansiklopedisi+1
Burada çok önemli bir ayrıntı var:
“Dokuz Oğuz” ifadesindeki dokuz, Oğuz adının başka bir versiyonu değil; topluluğun boy teşkilatına ilişkin bir sayı olarak anlaşılmıştır.
Bugün “Oğuzlar” dediğimiz tarihî topluluk ise özellikle Orta Çağ kaynaklarında farklı coğrafyalarda ve farklı siyasî şartlar içerisinde karşımıza çıkıyor.
Dolayısıyla aynı kelimeyi görünce otomatik olarak “Bunlar kesinlikle aynı halk” demek, tarihî bağlamı gözden kaçırmak olur.
Biraz şu duruma benziyor: Bir mahallede “Mehmetler” diye dokuz kişilik bir arkadaş grubu var. Yıllar sonra başka bir şehirde “Mehmetler” diye başka bir topluluk ortaya çıkıyor. İsmin aynı olması, iki grubun birebir aynı insanlar olduğunu kanıtlamaz.
Tarihçiler de isimlere değil, isim + coğrafya + dönem + siyasî ilişkiler + boy yapısı gibi unsurların tamamına bakıyor.
Dokuz Oğuzlar Kimdi?
Dokuz Oğuzlar, Göktürkler ve Uygurlar döneminde Orta Asya'nın doğusunda yaşayan önemli bir Türk topluluğuydu.
TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Dokuz Oğuz adına ilk defa Orhun yazıtlarında rastlanıyor. Bu topluluğun Tula Irmağı çevresinde yaşadığı ve Göktürk Kağanlığı'nın yeniden kuruluş döneminde bölgedeki güçlü topluluklardan biri olduğu belirtiliyor. TDV İslâm Ansiklopedisi+1
Burada tarihî atmosferi biraz hayal etmek eğlenceli olabilir.
Bir tarafta Göktürkler yeniden devlet kurmaya çalışıyor. Diğer tarafta bölgede güçlü Dokuz Oğuzlar var. Uygurlar, Karluklar, Basmıllar, Tatarlar ve başka topluluklar da siyasî denklemin içinde.
Bugünkü siyaset masalarını düşünün; yalnız burada telefonlar susmuyor, elçilikler gidip geliyor, ittifaklar kuruluyor ve bazen diplomatik toplantının sonunda herkes atına binip gidiyor.
Dokuz Oğuzlar bu ortamın kenarında duran küçük bir grup değildi. Göktürk siyasetiyle doğrudan ilişkileri bulunan önemli bir güçtü.
Orhun yazıtları da bu ilişkilerin zaman zaman oldukça gergin olduğunu gösteriyor. Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarında Dokuz Oğuzlarla ilgili ifadeler bulunuyor. Orhun yazıtlarının tarihî değeri de tam burada ortaya çıkıyor: Bunlar sadece hükümdarların “Ben ne kadar büyük hükümdarım” diye bıraktığı anıtlar değil; dönemin siyasî ilişkileri hakkında doğrudan bilgi sağlayan metinlerdir. TDV İslâm Ansiklopedisi+1
Peki Sonra Sahneye Başka Oğuzlar mı Çıkıyor?
Evet, asıl kafa karışıklığının önemli kısmı burada başlıyor.
Orta Asya'nın batısında, özellikle Aşağı Seyhun çevresinde tarih sahnesine çıkan Oğuz toplulukları, sonraki yüzyıllarda farklı siyasî ve kültürel gelişmelerin parçası oldular.
TDV'nin Oğuzlar maddesinde, X. yüzyılda Oğuzların Aşağı Seyhun bölgesinde bulunduğu ve Oğuz Devleti'nin merkezinin Seyhun ağzına yakın Yenikent olduğu belirtiliyor. Aynı kaynak, bu Oğuzların Bozok ve Üçok şeklindeki teşkilat yapısına sahip olduğunu da aktarıyor. TDV İslâm Ansiklopedisi
İşte burada çok önemli bir ayrım ortaya çıkıyor.
Dokuz Oğuzlar doğu Orta Asya'daki erken dönem topluluklarından biri olarak ele alınırken, sonraki dönem Oğuzları batıya doğru hareket eden ve Seyhun havzasında siyasî varlık gösteren Oğuz toplulukları olarak karşımıza çıkıyor.
Üstelik kaynaklar, bu iki topluluğun aynı olmadığı konusunda özellikle dikkatli davranıyor.
TDV'deki Dokuz Oğuzlar maddesinde, İslâm kaynaklarının Dokuz Oğuzları “Toguz Guz”, Oğuzları ise “el-Guz” şeklinde ayrı topluluklar olarak zikrettiği belirtiliyor. Aynı kaynak, Dokuz Oğuzların daha sonra Seyhun bölgesindeki Oğuzlarla aynı topluluk olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. TDV İslâm Ansiklopedisi
Yani tarihçinin önündeki tablo kabaca şöyle:
Dokuz Oğuzlar ≠ daha sonraki Seyhun Oğuzları.
Ama…
Dokuz Oğuz adı ile Oğuz adı arasında tarihî bir ilişki yoktur demek de doğru olmaz.
İşte tarihin meşhur “evet ama” kısmı burada.
Dokuz Sayısı Neden Bu Kadar Önemli?
Eski Türk topluluklarında sayıların boy teşkilatını belirtmek için kullanılması alışılmadık bir durum değildi.
Orhun yazıtlarında “Üç Karluk”, “Otuz Tatar”, “Sekiz Oğuz” gibi farklı ifadelerin görülmesi, sayıların siyasî veya boy teşkilatı bakımından anlam taşıyabildiğini gösteriyor. TDV'nin Dokuz Oğuzlar maddesinde de “dokuz”un Dokuz Oğuzların dokuz boydan oluştuğunu ifade ettiği belirtiliyor. TDV İslâm Ansiklopedisi
Bu açıdan bakınca “Dokuz Oğuz” adını modern bir soyadı gibi düşünmemek gerekiyor.
Yani:
“Dokuz Oğuz” = “Oğuzların dokuz numaralı versiyonu”
gibi bir durum yok.
Daha ziyade belirli bir dönemdeki topluluğun boy yapısını anlatan bir isimlendirme söz konusu.
Bu ayrımı yapmak, tarih tartışmalarında ciddi bir fark yaratıyor.
Çünkü tarih boyunca topluluk isimleri değişebilir, aynı isim farklı topluluklar tarafından kullanılabilir, bir topluluk başka bir siyasî yapının içinde eriyebilir veya bir topluluğun adı zamanla başka bir anlam kazanabilir.
İsim sabit bir kimlik kartı değildir.
Uygurlar Meselesi: İşte Burada Tarih Biraz Şaka Yapıyor
Dokuz Oğuzlar konusundaki en büyük karışıklıklardan biri de Uygurlarla ilişkileri.
Çünkü bazı İslâm kaynaklarında Uygurların “Toguz Guz” adıyla anılması, araştırmacılar açısından ciddi bir tartışma doğurmuştur.
TDV'nin Dokuz Oğuzlar maddesinde, bazı eski araştırmacıların Dokuz Oğuzlarla Uygurları aynı topluluk olarak değerlendirdiği belirtiliyor. Ancak kaynakta, boy isimleri ve yazıt ifadeleri üzerinden yapılan değerlendirmelerin bu özdeşleştirmeye karşı önemli problemler ortaya koyduğu anlatılıyor. TDV İslâm Ansiklopedisi
Yani burada tarih adeta şöyle diyor:
“İsimler benziyor diye hemen evlenmeyin; önce aileleri tanıştırın.”
Tarih araştırırken bazen insanın karşısına öyle bir isim çıkar ki “Tamam, bunu anladım” dersiniz; sonra aynı kelimenin önüne bir sayı gelir ve bütün plan bozulur. Oğuz… Dokuz Oğuz… On Uygur… Sekiz Oğuz… Derken insanın zihninde tarih değil, eski Türk dünyasının toplu WhatsApp grubu açılmış gibi bir görüntü oluşuyor.
Üstelik mesele sadece isim benzerliği de değil. “Dokuz Oğuzlar Oğuzlar’ın kendisi mi?”, “Bugünkü Oğuzlarla bağlantıları var mı?”, “Dokuz sayısı gerçekten dokuz boy anlamına mı geliyor?” gibi soruların hepsi birbirine dolanabiliyor.
Kısa cevabı en başta vereyim: Dokuz Oğuzlar ile daha sonraki dönemlerde özellikle Seyhun çevresinde görülen Oğuzlar, tarih kaynaklarında aynı topluluk olarak kabul edilmemektedir. Fakat “Dokuz Oğuz” adı, erken dönemdeki Oğuz topluluğunun dokuz boydan oluştuğunu ifade eden bir adlandırma olarak da karşımıza çıkar. Yani mesele, “aynı mı değil mi?” sorusuna tek kelimelik cevap vermekten biraz daha karmaşık.
Tam da burada tarih devreye giriyor.
Önce Oğuz Kelimesini Masaya Koyalım
Oğuz adı, Türk tarihinin en eski yazılı kaynakları arasında yer alan Göktürk/Orhun yazıtlarında görülüyor. TDV İslâm Ansiklopedisi'nde yer alan bilgilere göre Oğuzlar, Göktürk kitabelerinde dokuz boydan oluşan bir topluluk olarak anılıyor ve bu nedenle “Tokuz Oğuz”, yani “Dokuz Oğuz” adı da kullanılıyor. TDV İslâm Ansiklopedisi+1
Burada çok önemli bir ayrıntı var:
“Dokuz Oğuz” ifadesindeki dokuz, Oğuz adının başka bir versiyonu değil; topluluğun boy teşkilatına ilişkin bir sayı olarak anlaşılmıştır.
Bugün “Oğuzlar” dediğimiz tarihî topluluk ise özellikle Orta Çağ kaynaklarında farklı coğrafyalarda ve farklı siyasî şartlar içerisinde karşımıza çıkıyor.
Dolayısıyla aynı kelimeyi görünce otomatik olarak “Bunlar kesinlikle aynı halk” demek, tarihî bağlamı gözden kaçırmak olur.
Biraz şu duruma benziyor: Bir mahallede “Mehmetler” diye dokuz kişilik bir arkadaş grubu var. Yıllar sonra başka bir şehirde “Mehmetler” diye başka bir topluluk ortaya çıkıyor. İsmin aynı olması, iki grubun birebir aynı insanlar olduğunu kanıtlamaz.
Tarihçiler de isimlere değil, isim + coğrafya + dönem + siyasî ilişkiler + boy yapısı gibi unsurların tamamına bakıyor.
Dokuz Oğuzlar Kimdi?
Dokuz Oğuzlar, Göktürkler ve Uygurlar döneminde Orta Asya'nın doğusunda yaşayan önemli bir Türk topluluğuydu.
TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Dokuz Oğuz adına ilk defa Orhun yazıtlarında rastlanıyor. Bu topluluğun Tula Irmağı çevresinde yaşadığı ve Göktürk Kağanlığı'nın yeniden kuruluş döneminde bölgedeki güçlü topluluklardan biri olduğu belirtiliyor. TDV İslâm Ansiklopedisi+1
Burada tarihî atmosferi biraz hayal etmek eğlenceli olabilir.
Bir tarafta Göktürkler yeniden devlet kurmaya çalışıyor. Diğer tarafta bölgede güçlü Dokuz Oğuzlar var. Uygurlar, Karluklar, Basmıllar, Tatarlar ve başka topluluklar da siyasî denklemin içinde.
Bugünkü siyaset masalarını düşünün; yalnız burada telefonlar susmuyor, elçilikler gidip geliyor, ittifaklar kuruluyor ve bazen diplomatik toplantının sonunda herkes atına binip gidiyor.
Dokuz Oğuzlar bu ortamın kenarında duran küçük bir grup değildi. Göktürk siyasetiyle doğrudan ilişkileri bulunan önemli bir güçtü.
Orhun yazıtları da bu ilişkilerin zaman zaman oldukça gergin olduğunu gösteriyor. Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarında Dokuz Oğuzlarla ilgili ifadeler bulunuyor. Orhun yazıtlarının tarihî değeri de tam burada ortaya çıkıyor: Bunlar sadece hükümdarların “Ben ne kadar büyük hükümdarım” diye bıraktığı anıtlar değil; dönemin siyasî ilişkileri hakkında doğrudan bilgi sağlayan metinlerdir. TDV İslâm Ansiklopedisi+1
Peki Sonra Sahneye Başka Oğuzlar mı Çıkıyor?
Evet, asıl kafa karışıklığının önemli kısmı burada başlıyor.
Orta Asya'nın batısında, özellikle Aşağı Seyhun çevresinde tarih sahnesine çıkan Oğuz toplulukları, sonraki yüzyıllarda farklı siyasî ve kültürel gelişmelerin parçası oldular.
TDV'nin Oğuzlar maddesinde, X. yüzyılda Oğuzların Aşağı Seyhun bölgesinde bulunduğu ve Oğuz Devleti'nin merkezinin Seyhun ağzına yakın Yenikent olduğu belirtiliyor. Aynı kaynak, bu Oğuzların Bozok ve Üçok şeklindeki teşkilat yapısına sahip olduğunu da aktarıyor. TDV İslâm Ansiklopedisi
İşte burada çok önemli bir ayrım ortaya çıkıyor.
Dokuz Oğuzlar doğu Orta Asya'daki erken dönem topluluklarından biri olarak ele alınırken, sonraki dönem Oğuzları batıya doğru hareket eden ve Seyhun havzasında siyasî varlık gösteren Oğuz toplulukları olarak karşımıza çıkıyor.
Üstelik kaynaklar, bu iki topluluğun aynı olmadığı konusunda özellikle dikkatli davranıyor.
TDV'deki Dokuz Oğuzlar maddesinde, İslâm kaynaklarının Dokuz Oğuzları “Toguz Guz”, Oğuzları ise “el-Guz” şeklinde ayrı topluluklar olarak zikrettiği belirtiliyor. Aynı kaynak, Dokuz Oğuzların daha sonra Seyhun bölgesindeki Oğuzlarla aynı topluluk olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. TDV İslâm Ansiklopedisi
Yani tarihçinin önündeki tablo kabaca şöyle:
Dokuz Oğuzlar ≠ daha sonraki Seyhun Oğuzları.
Ama…
Dokuz Oğuz adı ile Oğuz adı arasında tarihî bir ilişki yoktur demek de doğru olmaz.
İşte tarihin meşhur “evet ama” kısmı burada.
Dokuz Sayısı Neden Bu Kadar Önemli?
Eski Türk topluluklarında sayıların boy teşkilatını belirtmek için kullanılması alışılmadık bir durum değildi.
Orhun yazıtlarında “Üç Karluk”, “Otuz Tatar”, “Sekiz Oğuz” gibi farklı ifadelerin görülmesi, sayıların siyasî veya boy teşkilatı bakımından anlam taşıyabildiğini gösteriyor. TDV'nin Dokuz Oğuzlar maddesinde de “dokuz”un Dokuz Oğuzların dokuz boydan oluştuğunu ifade ettiği belirtiliyor. TDV İslâm Ansiklopedisi
Bu açıdan bakınca “Dokuz Oğuz” adını modern bir soyadı gibi düşünmemek gerekiyor.
Yani:
“Dokuz Oğuz” = “Oğuzların dokuz numaralı versiyonu”
gibi bir durum yok.
Daha ziyade belirli bir dönemdeki topluluğun boy yapısını anlatan bir isimlendirme söz konusu.
Bu ayrımı yapmak, tarih tartışmalarında ciddi bir fark yaratıyor.
Çünkü tarih boyunca topluluk isimleri değişebilir, aynı isim farklı topluluklar tarafından kullanılabilir, bir topluluk başka bir siyasî yapının içinde eriyebilir veya bir topluluğun adı zamanla başka bir anlam kazanabilir.
İsim sabit bir kimlik kartı değildir.
Uygurlar Meselesi: İşte Burada Tarih Biraz Şaka Yapıyor
Dokuz Oğuzlar konusundaki en büyük karışıklıklardan biri de Uygurlarla ilişkileri.
Çünkü bazı İslâm kaynaklarında Uygurların “Toguz Guz” adıyla anılması, araştırmacılar açısından ciddi bir tartışma doğurmuştur.
TDV'nin Dokuz Oğuzlar maddesinde, bazı eski araştırmacıların Dokuz Oğuzlarla Uygurları aynı topluluk olarak değerlendirdiği belirtiliyor. Ancak kaynakta, boy isimleri ve yazıt ifadeleri üzerinden yapılan değerlendirmelerin bu özdeşleştirmeye karşı önemli problemler ortaya koyduğu anlatılıyor. TDV İslâm Ansiklopedisi
Yani burada tarih adeta şöyle diyor:
“İsimler benziyor diye hemen evlenmeyin; önce aileleri tanıştırın.”