Kaan
New member
EMAR'IN DİĞER ADI NEDİR? MANYETİK REZONANS (MR) HAKKINDA MERAK EDİLENLER
Günümüzde sağlıkla ilgili bir sorun yaşadığımızda doktorların istediği tetkikler arasında sık sık emar ile karşılaşıyoruz. Bel ağrısı, dizde meydana gelen bir sakatlık, geçmeyen baş ağrısı veya farklı bir sağlık şikâyeti nedeniyle hastaneye gittiğimizde karşımıza çıkan bu işlem, ilk kez yaptıracak kişilerde birçok soru işareti oluşturabiliyor. Üstelik internette araştırma yaptığımızda MR, MRG ve MRI gibi farklı kısaltmalarla karşılaşıyoruz. Peki, bunların hepsi aynı şeyi mi ifade ediyor? Emar'ın diğer adı nedir ve bu görüntüleme yöntemi neden bu kadar sık kullanılıyor?
Öncelikle şunu belirtmek gerekir: Emar, halk arasında kullanılan bir ifadedir ve tıbbi adı Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) olarak geçer. Uluslararası literatürde ise MRI, yani Magnetic Resonance Imaging kısaltması kullanılır. MR ifadesi de aynı görüntüleme yöntemini anlatmak için yaygın biçimde kullanılır.
Türkiye'deki devlet hastanelerinin bilgilendirme sayfalarında da emar, MR ve manyetik rezonans görüntüleme ifadeleri aynı yöntem için kullanılmaktadır. Örneğin, Sağlık Bakanlığına bağlı Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi, yöntemi manyetik rezonans (emar/MR) başlığı altında açıklamaktadır.
Kaynak: Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi, “Manyetik Rezonans (Emar)(MR)” - https://umraniyeah.saglik.gov.tr/TR-1255602/manyetik-rezonans-emarmr.html
1. EMAR NEDİR, NASIL ÇALIŞIR?
Emar, vücudun içindeki organları, kasları, bağları, sinirleri ve diğer dokuları ayrıntılı şekilde görüntülemek amacıyla kullanılan bir tıbbi görüntüleme yöntemidir. Çalışma prensibi, güçlü bir manyetik alanın radyo dalgaları ve bilgisayar destekli görüntü işleme teknolojisiyle bir araya gelmesine dayanır.
İnsan vücudunun önemli bir bölümünü su oluşturur. Su moleküllerinde bulunan hidrojen atomları, manyetik rezonans görüntülemenin temelini oluşturan sinyallerin elde edilmesinde önemli rol oynar. Cihazın oluşturduğu manyetik alan ve uygulanan radyo frekansı darbeleri sonucunda ortaya çıkan sinyaller toplanır ve bilgisayar yardımıyla görüntülere dönüştürülür.
Bu görüntüler sayesinde doktorlar, normal dokularla hastalık veya yaralanma nedeniyle değişikliğe uğramış dokular arasındaki farkları değerlendirebilir.
Burada önemli bir ayrıntı var: Emar, yalnızca kemikleri görüntülemek için kullanılan bir yöntem değildir. Özellikle beyin, omurilik, kaslar, bağlar ve iç organlar gibi yumuşak dokuların değerlendirilmesinde oldukça değerlidir.
Amerikan Radyoloji Koleji ile Kuzey Amerika Radyoloji Derneğinin ortak bilgilendirme platformu olan RadiologyInfo.org, MR görüntülemenin beyin, omurga, eklemler, karın bölgesi, pelvis, kalp ve damarlar gibi pek çok alanda kullanıldığını açıklamaktadır.
Kaynak: RadiologyInfo.org, “Magnetic Resonance Imaging (MRI)” - https://www.radiologyinfo.org/en/mri
2. EMAR NEDEN ÇEKİLİR?
Emar çekilmesinin tek bir nedeni yoktur. Doktor, kişinin şikâyetlerini, muayene bulgularını ve olası hastalıkları değerlendirerek gerekli gördüğünde bu incelemeyi isteyebilir.
En yaygın kullanım alanlarından bazıları şunlardır:
- Beyin emarı: Beyin dokusundaki değişikliklerin, bazı tümörlerin ve nörolojik hastalıklarla ilişkili bulguların değerlendirilmesinde kullanılır.
- Bel ve boyun emarı: Omurlar arasındaki disklerin, omuriliğin ve sinir çevresindeki dokuların incelenmesine yardımcı olur.
- Diz emarı: Menisküs, bağlar, kıkırdak ve diğer yumuşak dokuların değerlendirilmesinde kullanılabilir.
- Omuz emarı: Kas ve tendon yaralanmalarının araştırılmasına yardımcı olabilir.
- Karın emarı: Karaciğer, böbrekler, pankreas ve diğer karın içi organların incelenmesini sağlayabilir.
- Pelvis emarı: İdrar ve üreme sistemi organlarının değerlendirilmesinde kullanılabilir.
- Kalp ve damar emarı: Belirli kalp hastalıklarının ve damarlarla ilişkili sorunların incelenmesine katkıda bulunabilir.
Örneğin, spor yaparken dizini burkan bir kişinin menisküs veya bağ yaralanmasından şüphelenildiğinde doktor MR isteyebilir. Başka bir hastada ise belden bacağa yayılan ağrı nedeniyle omurgadaki disklerin ve sinirlerin incelenmesi gerekebilir.
Bu örneklerde emarın amacı yalnızca bir görüntü elde etmek değildir. Asıl amaç, hastanın şikâyetini açıklayabilecek bulguları araştırmak ve tedavi kararlarına yardımcı olmaktır.
Ancak emar her hastalık için gerekli değildir. Bazı durumlarda fizik muayene, röntgen, ultrason veya bilgisayarlı tomografi daha uygun olabilir. Hangi yöntemin seçileceği, araştırılan hastalığa ve hastanın durumuna bağlıdır.
Kaynak: Sağlık Bakanlığına bağlı Balıkesir Devlet Hastanesi, “Emar (MR)” - https://balikesirdh.saglik.gov.tr/TR-463647/emar-mr.html
3. EMAR İLE RÖNTGEN VE TOMOGRAFİ ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Emar, röntgen ve bilgisayarlı tomografi (BT) aynı amaçla kullanılabilen ancak farklı fiziksel prensiplere dayanan görüntüleme yöntemleridir. Bu nedenle birinin diğerinden her durumda daha iyi olduğunu söylemek doğru olmaz.
Emarın en önemli özelliklerinden biri, görüntü oluşturmak için iyonlaştırıcı radyasyon kullanmamasıdır. Bunun yerine güçlü bir manyetik alan ve radyo dalgalarından yararlanır.
Röntgen, özellikle kemiklerdeki kırıkların değerlendirilmesinde hızlı ve kullanışlıdır. Bilgisayarlı tomografi de röntgen ışınlarını kullanarak vücudun kesitsel görüntülerini oluşturur. Acil durumlarda, özellikle bazı travmaların ve iç kanamaların değerlendirilmesinde önemli bir yere sahiptir.
Emar ise birçok yumuşak doku yapısının ayrıntılı değerlendirilmesinde avantaj sağlayabilir.
Burada rakamlarla ilgili bir yanlış anlaşılmayı da düzeltmek gerekir. Emarın radyasyon kullanmaması, her hasta için en uygun veya tamamen risksiz tetkik olduğu anlamına gelmez. Örneğin, acil bir kafa travmasında doktorun tomografiyi tercih etmesi son derece mantıklı olabilir. Çünkü karar verirken görüntünün ayrıntısı kadar incelemenin hızı ve araştırılan sorunun niteliği de önemlidir.
Dolayısıyla görüntüleme yöntemleri arasında seçim yaparken yalnızca radyasyon konusuna odaklanmak yerine, doktorun hangi soruya yanıt aradığını da anlamak gerekir.
Kaynak: RadiologyInfo.org, “MRI Safety” - https://www.radiologyinfo.org/en/info/mr
4. EMAR ÇEKİMİ NE KADAR SÜRER?
Emar çekiminin süresi incelenen vücut bölgesine, kullanılan görüntüleme protokolüne ve ek görüntü ihtiyacına göre değişir.
İngiltere Ulusal Sağlık Servisi (NHS), standart bir MR incelemesinin genellikle 15 dakika ile 1 saat arasında sürdüğünü belirtmektedir. Bazı özel incelemeler daha uzun sürebilir.
Bu aralığı açıklamak gerekirse, bir diz incelemesiyle birden fazla bölgenin değerlendirildiği veya özel görüntüleme tekniklerinin kullanıldığı bir incelemenin süresi aynı olmayabilir. Hastanın hareket etmesi nedeniyle görüntülerin tekrarlanması da süreyi uzatabilir.
Çekim sırasında genellikle bir masaya uzanılır ve görüntülenecek bölge cihazın içine yerleştirilir. Görüntülerin net çıkabilmesi için mümkün olduğunca hareketsiz kalmak gerekir. Bazı incelemelerde kısa sürelerle nefes tutmak da istenebilir.
Cihazın çıkardığı yüksek sesli vurma ve tıklama sesleri ilk kez emar çektiren kişileri şaşırtabilir. Bu sesler cihazın görüntü oluşturma sürecinin bir parçasıdır. İşlem sırasında kulak tıkacı veya kulaklık verilmesi bu nedenle önemlidir.
Kaynak: NHS, “MRI scan” - https://www.nhs.uk/tests-and-treatments/mri-scan/
5. EMAR AĞRILI MIDIR?
Emar çekimi genellikle ağrısız bir işlemdir. Cihazın içine girmek veya belirli bir süre hareketsiz yatmak fiziksel açıdan rahatsız edici olabilir; ancak görüntülerin alınması normal şartlarda ağrı oluşturmaz.
Bununla birlikte, kişinin mevcut rahatsızlığı deneyimini etkileyebilir. Örneğin, şiddetli bel ağrısı olan biri uzun süre aynı pozisyonda yatmakta zorlanabilir. Dizinde hareket kısıtlılığı bulunan bir kişi için de uygun pozisyonun korunması güç olabilir.
Bu nedenle çekim öncesinde ağrınızı görevli personele bildirmeniz faydalıdır. Rahat bir pozisyon verilmesi, gerektiğinde destek malzemelerinin kullanılması ve çekim sırasında iletişim kurulabilmesi süreci kolaylaştırabilir.
Bir diğer önemli konu kapalı alan korkusudur. Emar cihazlarının çoğu tünel biçimindedir. Bu durum bazı kişilerde huzursuzluk, kaygı veya panik hissine neden olabilir.
Böyle bir korkunuz varsa bunu önceden sağlık ekibiyle paylaşmanız gerekir. Uygun durumlarda farklı cihaz seçenekleri, gevşeme yöntemleri veya doktorun değerlendirmesiyle sakinleştirici ilaçlar gündeme gelebilir. Sakinleştirici kullanılması durumunda ise işlem sonrasında araç kullanma gibi konularda sağlık ekibinin talimatlarına uyulmalıdır.
Kaynak: NHS, “MRI scan” - https://www.nhs.uk/tests-and-treatments/mri-scan/
6. EMAR GÜVENLİ Mİ? RADYASYON VAR MI?
Emarın iyonlaştırıcı radyasyon kullanmaması önemli bir avantajdır. Ancak güvenli bir inceleme yapılabilmesi için hastanın sağlık geçmişinin ve vücudunda bulunan cihaz veya metal parçaların değerlendirilmesi gerekir.
MR cihazları çok güçlü manyetik alanlar oluşturur. Bu nedenle saat, telefon, takı, anahtar ve benzeri metal eşyalar inceleme odasına sokulmamalıdır. Bazı metal nesneler manyetik alana doğru hızla çekilebilir ve ciddi yaralanmalara yol açabilir.
Vücudunda kalp pili, işitme implantı, anevrizma klipsi veya başka bir tıbbi cihaz bulunan kişiler, cihazlarının MR ile uyumlu olup olmadığını mutlaka bildirmelidir. Burada bütün implantların MR için yasak olduğunu düşünmek de doğru değildir. Bazı cihazlar belirli koşullarda MR ile uyumludur; bunun üretici bilgileri ve güvenlik protokolleri doğrultusunda değerlendirilmesi gerekir.
Günümüzde sağlıkla ilgili bir sorun yaşadığımızda doktorların istediği tetkikler arasında sık sık emar ile karşılaşıyoruz. Bel ağrısı, dizde meydana gelen bir sakatlık, geçmeyen baş ağrısı veya farklı bir sağlık şikâyeti nedeniyle hastaneye gittiğimizde karşımıza çıkan bu işlem, ilk kez yaptıracak kişilerde birçok soru işareti oluşturabiliyor. Üstelik internette araştırma yaptığımızda MR, MRG ve MRI gibi farklı kısaltmalarla karşılaşıyoruz. Peki, bunların hepsi aynı şeyi mi ifade ediyor? Emar'ın diğer adı nedir ve bu görüntüleme yöntemi neden bu kadar sık kullanılıyor?
Öncelikle şunu belirtmek gerekir: Emar, halk arasında kullanılan bir ifadedir ve tıbbi adı Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) olarak geçer. Uluslararası literatürde ise MRI, yani Magnetic Resonance Imaging kısaltması kullanılır. MR ifadesi de aynı görüntüleme yöntemini anlatmak için yaygın biçimde kullanılır.
Türkiye'deki devlet hastanelerinin bilgilendirme sayfalarında da emar, MR ve manyetik rezonans görüntüleme ifadeleri aynı yöntem için kullanılmaktadır. Örneğin, Sağlık Bakanlığına bağlı Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi, yöntemi manyetik rezonans (emar/MR) başlığı altında açıklamaktadır.
Kaynak: Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi, “Manyetik Rezonans (Emar)(MR)” - https://umraniyeah.saglik.gov.tr/TR-1255602/manyetik-rezonans-emarmr.html
1. EMAR NEDİR, NASIL ÇALIŞIR?
Emar, vücudun içindeki organları, kasları, bağları, sinirleri ve diğer dokuları ayrıntılı şekilde görüntülemek amacıyla kullanılan bir tıbbi görüntüleme yöntemidir. Çalışma prensibi, güçlü bir manyetik alanın radyo dalgaları ve bilgisayar destekli görüntü işleme teknolojisiyle bir araya gelmesine dayanır.
İnsan vücudunun önemli bir bölümünü su oluşturur. Su moleküllerinde bulunan hidrojen atomları, manyetik rezonans görüntülemenin temelini oluşturan sinyallerin elde edilmesinde önemli rol oynar. Cihazın oluşturduğu manyetik alan ve uygulanan radyo frekansı darbeleri sonucunda ortaya çıkan sinyaller toplanır ve bilgisayar yardımıyla görüntülere dönüştürülür.
Bu görüntüler sayesinde doktorlar, normal dokularla hastalık veya yaralanma nedeniyle değişikliğe uğramış dokular arasındaki farkları değerlendirebilir.
Burada önemli bir ayrıntı var: Emar, yalnızca kemikleri görüntülemek için kullanılan bir yöntem değildir. Özellikle beyin, omurilik, kaslar, bağlar ve iç organlar gibi yumuşak dokuların değerlendirilmesinde oldukça değerlidir.
Amerikan Radyoloji Koleji ile Kuzey Amerika Radyoloji Derneğinin ortak bilgilendirme platformu olan RadiologyInfo.org, MR görüntülemenin beyin, omurga, eklemler, karın bölgesi, pelvis, kalp ve damarlar gibi pek çok alanda kullanıldığını açıklamaktadır.
Kaynak: RadiologyInfo.org, “Magnetic Resonance Imaging (MRI)” - https://www.radiologyinfo.org/en/mri
2. EMAR NEDEN ÇEKİLİR?
Emar çekilmesinin tek bir nedeni yoktur. Doktor, kişinin şikâyetlerini, muayene bulgularını ve olası hastalıkları değerlendirerek gerekli gördüğünde bu incelemeyi isteyebilir.
En yaygın kullanım alanlarından bazıları şunlardır:
- Beyin emarı: Beyin dokusundaki değişikliklerin, bazı tümörlerin ve nörolojik hastalıklarla ilişkili bulguların değerlendirilmesinde kullanılır.
- Bel ve boyun emarı: Omurlar arasındaki disklerin, omuriliğin ve sinir çevresindeki dokuların incelenmesine yardımcı olur.
- Diz emarı: Menisküs, bağlar, kıkırdak ve diğer yumuşak dokuların değerlendirilmesinde kullanılabilir.
- Omuz emarı: Kas ve tendon yaralanmalarının araştırılmasına yardımcı olabilir.
- Karın emarı: Karaciğer, böbrekler, pankreas ve diğer karın içi organların incelenmesini sağlayabilir.
- Pelvis emarı: İdrar ve üreme sistemi organlarının değerlendirilmesinde kullanılabilir.
- Kalp ve damar emarı: Belirli kalp hastalıklarının ve damarlarla ilişkili sorunların incelenmesine katkıda bulunabilir.
Örneğin, spor yaparken dizini burkan bir kişinin menisküs veya bağ yaralanmasından şüphelenildiğinde doktor MR isteyebilir. Başka bir hastada ise belden bacağa yayılan ağrı nedeniyle omurgadaki disklerin ve sinirlerin incelenmesi gerekebilir.
Bu örneklerde emarın amacı yalnızca bir görüntü elde etmek değildir. Asıl amaç, hastanın şikâyetini açıklayabilecek bulguları araştırmak ve tedavi kararlarına yardımcı olmaktır.
Ancak emar her hastalık için gerekli değildir. Bazı durumlarda fizik muayene, röntgen, ultrason veya bilgisayarlı tomografi daha uygun olabilir. Hangi yöntemin seçileceği, araştırılan hastalığa ve hastanın durumuna bağlıdır.
Kaynak: Sağlık Bakanlığına bağlı Balıkesir Devlet Hastanesi, “Emar (MR)” - https://balikesirdh.saglik.gov.tr/TR-463647/emar-mr.html
3. EMAR İLE RÖNTGEN VE TOMOGRAFİ ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Emar, röntgen ve bilgisayarlı tomografi (BT) aynı amaçla kullanılabilen ancak farklı fiziksel prensiplere dayanan görüntüleme yöntemleridir. Bu nedenle birinin diğerinden her durumda daha iyi olduğunu söylemek doğru olmaz.
Emarın en önemli özelliklerinden biri, görüntü oluşturmak için iyonlaştırıcı radyasyon kullanmamasıdır. Bunun yerine güçlü bir manyetik alan ve radyo dalgalarından yararlanır.
Röntgen, özellikle kemiklerdeki kırıkların değerlendirilmesinde hızlı ve kullanışlıdır. Bilgisayarlı tomografi de röntgen ışınlarını kullanarak vücudun kesitsel görüntülerini oluşturur. Acil durumlarda, özellikle bazı travmaların ve iç kanamaların değerlendirilmesinde önemli bir yere sahiptir.
Emar ise birçok yumuşak doku yapısının ayrıntılı değerlendirilmesinde avantaj sağlayabilir.
Burada rakamlarla ilgili bir yanlış anlaşılmayı da düzeltmek gerekir. Emarın radyasyon kullanmaması, her hasta için en uygun veya tamamen risksiz tetkik olduğu anlamına gelmez. Örneğin, acil bir kafa travmasında doktorun tomografiyi tercih etmesi son derece mantıklı olabilir. Çünkü karar verirken görüntünün ayrıntısı kadar incelemenin hızı ve araştırılan sorunun niteliği de önemlidir.
Dolayısıyla görüntüleme yöntemleri arasında seçim yaparken yalnızca radyasyon konusuna odaklanmak yerine, doktorun hangi soruya yanıt aradığını da anlamak gerekir.
Kaynak: RadiologyInfo.org, “MRI Safety” - https://www.radiologyinfo.org/en/info/mr
4. EMAR ÇEKİMİ NE KADAR SÜRER?
Emar çekiminin süresi incelenen vücut bölgesine, kullanılan görüntüleme protokolüne ve ek görüntü ihtiyacına göre değişir.
İngiltere Ulusal Sağlık Servisi (NHS), standart bir MR incelemesinin genellikle 15 dakika ile 1 saat arasında sürdüğünü belirtmektedir. Bazı özel incelemeler daha uzun sürebilir.
Bu aralığı açıklamak gerekirse, bir diz incelemesiyle birden fazla bölgenin değerlendirildiği veya özel görüntüleme tekniklerinin kullanıldığı bir incelemenin süresi aynı olmayabilir. Hastanın hareket etmesi nedeniyle görüntülerin tekrarlanması da süreyi uzatabilir.
Çekim sırasında genellikle bir masaya uzanılır ve görüntülenecek bölge cihazın içine yerleştirilir. Görüntülerin net çıkabilmesi için mümkün olduğunca hareketsiz kalmak gerekir. Bazı incelemelerde kısa sürelerle nefes tutmak da istenebilir.
Cihazın çıkardığı yüksek sesli vurma ve tıklama sesleri ilk kez emar çektiren kişileri şaşırtabilir. Bu sesler cihazın görüntü oluşturma sürecinin bir parçasıdır. İşlem sırasında kulak tıkacı veya kulaklık verilmesi bu nedenle önemlidir.
Kaynak: NHS, “MRI scan” - https://www.nhs.uk/tests-and-treatments/mri-scan/
5. EMAR AĞRILI MIDIR?
Emar çekimi genellikle ağrısız bir işlemdir. Cihazın içine girmek veya belirli bir süre hareketsiz yatmak fiziksel açıdan rahatsız edici olabilir; ancak görüntülerin alınması normal şartlarda ağrı oluşturmaz.
Bununla birlikte, kişinin mevcut rahatsızlığı deneyimini etkileyebilir. Örneğin, şiddetli bel ağrısı olan biri uzun süre aynı pozisyonda yatmakta zorlanabilir. Dizinde hareket kısıtlılığı bulunan bir kişi için de uygun pozisyonun korunması güç olabilir.
Bu nedenle çekim öncesinde ağrınızı görevli personele bildirmeniz faydalıdır. Rahat bir pozisyon verilmesi, gerektiğinde destek malzemelerinin kullanılması ve çekim sırasında iletişim kurulabilmesi süreci kolaylaştırabilir.
Bir diğer önemli konu kapalı alan korkusudur. Emar cihazlarının çoğu tünel biçimindedir. Bu durum bazı kişilerde huzursuzluk, kaygı veya panik hissine neden olabilir.
Böyle bir korkunuz varsa bunu önceden sağlık ekibiyle paylaşmanız gerekir. Uygun durumlarda farklı cihaz seçenekleri, gevşeme yöntemleri veya doktorun değerlendirmesiyle sakinleştirici ilaçlar gündeme gelebilir. Sakinleştirici kullanılması durumunda ise işlem sonrasında araç kullanma gibi konularda sağlık ekibinin talimatlarına uyulmalıdır.
Kaynak: NHS, “MRI scan” - https://www.nhs.uk/tests-and-treatments/mri-scan/
6. EMAR GÜVENLİ Mİ? RADYASYON VAR MI?
Emarın iyonlaştırıcı radyasyon kullanmaması önemli bir avantajdır. Ancak güvenli bir inceleme yapılabilmesi için hastanın sağlık geçmişinin ve vücudunda bulunan cihaz veya metal parçaların değerlendirilmesi gerekir.
MR cihazları çok güçlü manyetik alanlar oluşturur. Bu nedenle saat, telefon, takı, anahtar ve benzeri metal eşyalar inceleme odasına sokulmamalıdır. Bazı metal nesneler manyetik alana doğru hızla çekilebilir ve ciddi yaralanmalara yol açabilir.
Vücudunda kalp pili, işitme implantı, anevrizma klipsi veya başka bir tıbbi cihaz bulunan kişiler, cihazlarının MR ile uyumlu olup olmadığını mutlaka bildirmelidir. Burada bütün implantların MR için yasak olduğunu düşünmek de doğru değildir. Bazı cihazlar belirli koşullarda MR ile uyumludur; bunun üretici bilgileri ve güvenlik protokolleri doğrultusunda değerlendirilmesi gerekir.