İSG tehlikeli davranış nedir ?

Kaan

New member
[color=]İSG'de Tehlikeli Davranış ve Sosyal Faktörlerin Rolü

Herkese merhaba,

Bugün, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) alanındaki tehlikeli davranışların sadece bireysel bir sorumluluk değil, aynı zamanda toplumsal faktörlerden etkilenen bir konu olduğunu ele alacağım. Tehlikeli davranışlar, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının başlıca sebeplerindendir ve bunların sadece kişisel ihmalkarlıkla değil, sosyal yapılar, toplumsal normlar ve eşitsizliklerle şekillenen bir gerçeklik olduğunu göz ardı edemeyiz. Hepimizin deneyimlediği, gözlemlerimize dayalı ve bilimsel araştırmalarla da desteklenen bu konuyu, toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi sosyal faktörler çerçevesinde ele almak, hem iş güvenliğinin daha doğru anlaşılmasına hem de toplumumuzda daha sağlıklı çalışma ortamlarının yaratılmasına katkı sağlayabilir.

[color=]Tehlikeli Davranış Nedir?

İSG'deki tehlikeli davranış, işyerinde yapılan, iş sağlığı ve güvenliği açısından risk oluşturabilecek hareketlerdir. Çalışanların, güvenlik kurallarını ihlal etmeleri, koruyucu ekipman kullanmamaları ya da doğru çalışma yöntemlerini izlememeleri tehlikeli davranışlar arasında yer alır. Ancak bu davranışlar yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamaz. Sosyal yapılar ve normlar, bireylerin bu davranışları sergilemesinde önemli bir rol oynar.

[color=]Sosyal Yapıların Etkisi: Eşitsizlikler ve Toplumsal Normlar

Toplumlar, bireylerin düşüncelerini, davranışlarını ve algılarını şekillendiren dinamik sistemlerdir. İSG bağlamında, sosyal sınıf, cinsiyet ve ırk gibi faktörler, iş güvenliğini etkileyen davranışları belirlemede kritik bir rol oynar. Örneğin, düşük gelirli çalışanlar, daha tehlikeli işlerde çalışmaya daha yatkın olabilmektedir. Bu, sadece ekonomik faktörlerden kaynaklanmaz; aynı zamanda iş güvenliğine dair daha az eğitim almaları ve güvenlik önlemlerinin uygulanmadığı veya yeterince denetlenmediği ortamların bir yansımasıdır.

Kadınlar ve erkekler arasındaki sosyal roller de tehlikeli davranışları etkileyebilir. Kadınlar genellikle daha dikkatli ve tedbirli olma eğilimindeyken, erkekler toplumda cesur ve risk alıcı olarak algılanabilir. Bu toplumsal beklentiler, erkeklerin güvenlik kurallarını göz ardı etmelerine neden olabilir. Bunun yanında, kadınların daha az görünür işlerde çalışıyor olması, bazı güvenlik eğitimlerinden yoksun kalmalarına yol açabilir. Dolayısıyla, cinsiyetin, tehlikeli davranışlar üzerindeki etkisini değerlendirirken, toplumsal yapıların nasıl şekillendiğini de göz önünde bulundurmak gerekir.

[color=]Kadınların Toplumsal Yapılardan Etkilenmesi

Kadınların iş yerlerinde karşılaştıkları eşitsizlikler, İSG'ye olan yaklaşımlarını şekillendirir. Çoğu zaman, erkek egemen iş yerlerinde kadınlar, riskleri daha düşük olarak değerlendirir ya da gerekli güvenlik önlemlerini almakta zorlanabilirler. Örneğin, bir inşaat işinde çalışan kadın, genellikle erkek meslektaşlarından daha az güvenlik eğitimi alabilir veya güvenlik ekipmanlarına erişimde zorluklar yaşayabilir. Toplumsal normlar, kadınların bu tür işlerde daha düşük pozisyonlarda yer almasına ve daha fazla fiziksel riskle karşılaşmalarına neden olabilir. Bu durum, yalnızca iş kazalarını artırmakla kalmaz, aynı zamanda kadınların güvenliğine dair genel bir farkındalık eksikliğine de yol açar.

Kadınların iş yerinde karşılaştığı eşitsizlikler, psikolojik baskılarla birleşerek onları potansiyel olarak tehlikeli davranışlara itebilir. Bu, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin doğrudan bir sonucu olabilir. Kadınların genellikle 'daha az risk alması gereken' bireyler olarak görüldüğü iş yerlerinde, bu toplumsal beklenti kadınların daha dikkatli olmalarını sağlayabilir. Ancak bu, kadınların yalnızca başkalarının güvenliği için değil, kendi güvenlikleri için de riskleri göz ardı etmemelerini gerektirir.

[color=]Erkeklerin Çözüm Odaklı Yaklaşımı ve Sosyal Normlar

Erkekler genellikle çözüm odaklı ve risk almaya daha yatkın bireyler olarak toplumda şekillendirilir. Ancak bu, bazen onların tehlikeli davranışlara yönelebilmelerine neden olabilir. Toplumda, erkeklerin cesur ve sınırları zorlayan bireyler olarak görülmeleri, iş yerlerinde güvenlik önlemlerini ikinci plana atmalarına yol açabilir. Araştırmalar, erkeklerin daha yüksek risk taşıyan işlerde çalışmayı tercih ettiklerini ve bunun sonucunda iş kazalarına daha fazla maruz kaldıklarını göstermektedir. Erkeklerin toplumsal normlardan ötürü risk almaya daha yatkın olmaları, İSG’yi ihmal etmelerine ve bu konuda daha az dikkatli olmalarına neden olabilir.

Ayrıca, erkeklerin genellikle çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemesi, bazen güvenlik önlemlerini yetersiz görmelerine yol açabilir. Bu, onların tehlikeli davranışları daha kolay bir şekilde benimsemelerine neden olabilir. Toplumsal normların, erkeklerin iş yerindeki güvenliği nasıl algıladıklarını şekillendirdiği bir gerçektir.

[color=]Sonuç ve Tartışma

İSG’deki tehlikeli davranışlar, yalnızca bireylerin kişisel tercihleriyle açıklanamaz. Toplumsal yapıların, normların, sınıfın, ırkın ve cinsiyetin bu davranışları şekillendirdiği gerçeğini göz ardı edemeyiz. Kadınlar ve erkekler, toplumun onlara dayattığı roller ve beklentiler doğrultusunda iş güvenliğine farklı yaklaşımlar sergileyebilirler. Bu durum, iş güvenliği politikalarının sadece bireyleri değil, toplumsal yapıları da göz önünde bulundurması gerektiğini gösteriyor.

Sizce, iş güvenliği konusunda toplumun belirlediği normlar, bireylerin güvenlik algısını nasıl şekillendiriyor? Cinsiyet, sınıf ve ırk faktörleri iş yerinde güvenlik önlemlerinin uygulanmasında ne gibi farklar yaratıyor? Bu konuda toplumsal yapıları değiştirmek, iş güvenliği açısından nasıl bir etkide bulunur?